- yapi.com.tr
- 16.05.2010
- GÜNDEM
- 158 okunma
AKM Neden Önemliydi?
KONGRE VADİSİ'nde dönenip dururken, AKM'nin önemini bir kez daha idrak etmiş bulunuyorum. Bizim idrakimiz kahırdan sonra çalışır. Siz de benim gibi tiyatroya, konsere gidebilmek için Mao'nunkine taş çıkartan Uzun Yürüyüş'ü gerçekleştirmek zorundasınız. Siz de her gün AKM'nin yapılması için yazarları göreve çağırırsınız. Yazarlar görevini yaptı,
KONGRE VADİSİ'nde dönenip dururken, AKM'nin
önemini bir kez daha idrak etmiş bulunuyorum.
Bizim idrakimiz kahırdan
sonra çalışır.
Siz de benim gibi tiyatroya, konsere gidebilmek için
Mao'nunkine taş çıkartan Uzun Yürüyüş'ü gerçekleştirmek zorundasınız.
Siz de
her gün AKM'nin yapılması için yazarları göreve çağırırsınız.
Yazarlar
görevini yaptı, siz uygulamaya geçecek yetkilileri göreve çağırırsanız daha
yararlı bir girişimde bulunmuş olursunuz.
Sivil toplum kuruluşları da,
İstanbul 2010 Ajansı da, yetkili bakan da dinleyicileri,
seyircileri bu dertten kurtarma yükümlülüğünü sanırım unutuyorlar.
Ateş topu
gibi elden ele dolaşıyor.
Oraya gittiğimde/gittiğimizde otomobilinizi parka
koyar, kolaylıkla AKM'ye girerdik.
Şimdi Kongre Vadisi diye tanımlanan,
adlandırılan coğrafyanın içinde ulaşabileceğiniz üç salonun ulaşma durumunu
yazmalıyım. O salonlara gidenlerin ortak sesidir bu.
Geçen perşembe akşamı
Raffi Portakal'ın Portakal Sanat ve Kültür Evi'ndeki Warhol'dan Hirst'e Dünya
Sanatının Modern Ustaları sergisini gezdikten sonra, arabama bindim, ancak araba
olduğu yerden ileriye gidemediği gibi önümüzde uzun bir kuyruk vardı.
Çünkü
kocaman bir çimento arabası güpegündüz dört yol ağzına çimento döküyordu, döken
işçiler herkesten özür diliyorlardı. Belli ki kabahat onlarda değil, saat
17.30'da onları buraya gönderenlerdeydi.
¡ ¡ ¡
KONGRE VADİSİ'nde üç salon var:
Lütfi Kırdar Kongre Merkezi, Cemal
Reşit Rey Salonu, Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu.
Üçüne de ulaşmak için
labirentte kaybolmama deneyiminiz olmalı. En azından Firavun mezarlarını gezmiş
olmalısınız.
Yazın Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'ndaki
konserlere, toprak yoldan gidenleri -tırmananları demek daha doğru belki de-
hatırladım hemen üstüne. Tüm bunlar bana, Beytlehem'e (Beytü'l-Lahm) hac
farizasını yerine getirmek için uzun yolları yürüyerek geçen imanlı insanları
hatırlattı.
Bu dört mekâna, yolda bir yerlere düşmeden, bir yerlerine bir şey
olmadan, ulaşanlara zaten ben sanat ermişi gözüyle bakıyorum.
Geçen akşam
Uluslararası İstanbul Şiir Festivali'nin Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'ndaki açılış
gecesine gittim, yokuş çıktım. Sonradan öğrendim ki o güne mahsus, caddeden
girişi açmışlar. Oraya da otomobil girmiyor.
Cuma akşamı da Lütfi Kırdar'daki
John Malkoviç'in oyununa gittim, kendimi lokantanın parkına atarak uzun yol
yürümekten kurtuldum.
Ben Lütfi Kırdar'a girerken gene bir inşaat makinesi
yolu kapatmıştı.
Cemal Reşit Rey için de hemen hemen aynı yakınmalar ileri
sürülebilir.
Belediyenin bu vadiyi ne zaman tamamlayacağı konusunda bilgim
yok, zaten söylenenler gerçekleşmeyeceği için de öğrenmemin bir anlamı
yok.
Bir konser dinleyecekseniz, bir tiyatro seyredecekseniz, bunu hak etmek
için eziyet çekmelisiniz. Sanatsever olmak kolay değil.
¡ ¡ ¡
AKM daha yazılacak, yazılması da gerekir.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
AKM'yi yıkmak, evin çatısı su akıtıyor diyerek evi yıkıp yeniden yapmaya girişmek gibi bir örneğe denk düşer. Hem de, eviniz AKM gibi ulusal mimarlık tarihinde yer etmiş bir bina olmayabilir. Yıkıp yeninden yapmak, koruma kültüründen bihaber, kendi kazanımlarıyla barışamamış, muhafazakarlığı tek kulvarda düşünebilen kısır bir toplumun ürünüyken; korumak, muhafaza etmek, onarmak ise düşünen, kültürel kazanımlarına sahip çıkan, tarih ve kültür bilincine sahip bir toplumun ürünü olabilir. Bazı yapıların onarım maliyetleri yeninden yapım maliyetlerinden yüksek olabilir; hatta bu durum, yapının tarihi niteliği arttıkça öyle olacaktır da. Yöntem bu olsaydı, örneğin Ayasofya'yı mütemadiyen restore edip yenilemek yerine yıkar; yeni inşa edeceğimiz çelik konstrüksiyon iskeletin üstünü orijinal hali gibi giydirir, bir daha uğraşmazdık. Korumacılık, daha detaycı ve bilimsel bir zihnin ürünüdür.
AKM' nin kesin kes yıkılıp, yeni bir proje olarak yapılması gerekmektedir. Yangın geçirmiş, daha yapılış sırasında iki defa tadilat görmüş, çatısı tekrar yükseltilmek için yıkılıp, tekrar yapılmış, zorlanmış bir projede inat etmek neden anlamıyorum. Bu işi duygusal olarak değil de teknik olarak düşündüğünüzde yıkılması gerekmektedir. Ama aynı işlevleri görecek şekilde tekrar yapılmalıdır. Hem daha ucuza mal olacağını kesinlikle söyleyebilirim. Ayazpaşa, ölü binalar semti olmaktan artık kurtarılmalıdır. Park otel, yanındaki bin yıllık eski dökülen bina, vakıfların işe yaramaz eski proje üzerine yapılan şimdiki binası, terk edilmiş eski Japon konsolosluğu gibi, bu yüzden tamiri bile yapılmayan kaldırımlar, kuruyan çınarların yerine yenisi bile dikilmeyen bir ara kaldırım, temizlikçilerin bile süpürmediği pis kaldırımlar. Doğrusu konsolosluklar caddesi olan gözde semt, artık bir taşra semtinden daha bakımsız haldedir. Ayrıca temizlik yapacağız diye günün belirli belirsiz saatlerinde İstiklal caddesinden geçirilen heyüla temizleme canavarlarının çıkardığı sesten rahatsız olmayan var mı? "Belediye çalışıyor" yazılı bu makinaların derhal o saatlerde temizleme yapmaları önlenmelidir. Daha küçük boyutta sessiz el makinaları varken, sıra sıra zabıta vasıtalarına para vermeye gerek yok kanımca. Hep gösteriş, motosikletler, iki tekerlekli dik duran gösteriş arabaları hepsi boş. Lütfen Beyoğlu belediye başkanlığı uyanıp bunlara çare arasın. Daha doğrusu biraz da kendine oy vermediğini beyan ettiği Ayazpaşa'lıları cezalandırmayı bıraksın.