- yapi.com.tr
- 16.04.2010
- GÜNDEM
- 2 okunma
Akbank Çevreye Zararlı Projeye Kredi Vermeyecek
Çevre konusunun giderek önem kazandığını belirten Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, çevreye zarar veren projeler ya da çocuk işçi çalıştırdığı saptanan şirketlere kredi vermeyeceklerini açıkladı.
Çevre konusunun giderek önem kazandığını belirten Akbank Yönetim Kurulu
Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, çevreye zarar veren projeler ya
da çocuk işçi çalıştırdığı saptanan şirketlere kredi vermeyeceklerini açıkladı.
Türk bankaları arasında "Sürdürülebilirlik Raporu"
yayınlayan ilk banka olan Akbank, bundan sonra gençlik, eğitim ve çevre konusunu
öne çıkaracak. Özellikle çevre konusunun giderek önem kazandığını söyleyen
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, çevreye zarar veren projeler
ya da çocuk işçi çalıştırdığı saptanan şirketlere kredi vermeyeceklerini
açıkladı. Son günlerde protestolara neden olan Ilısu Barajı'nın bu konuda son
kredi olacağını söyleyen Dinçer, "Türkiye son on yılda çok değişti. Çevre çok
önem kazandı. Türkiye'de yaşayan, çalışan, karar veren herkesin buna saygı
göstermesi ve ayak uydurması lazım. Bu duyarlılık bizim gibi her kurum için
öncelikli olacaktır. Çevreye zarar veren proje krediden geçemeyecektir" dedi.
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer,
Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Vekili Hakan
Binbaşıgil ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Hayri
Çulhacı, üç yıldır hazırladıkları "Sürdürülebilirlik
Raporu"nu Sabancı Center'da dün bir grup gazeteciye açıkladı. Akbank'ın
sürdürülebilirlik açısından uyguladığı tüm politikaları bir araya getiren bu
raporla Akbank'ın birçok açıdan kendisini değerlendirme imkânı bulduğunu
belirten Sabancı, "Kurumsal Sosyal Sorumluluk Komitesi oluşturduk. Komitenin
başkanı Hayri Çulhacı oldu, ben üyeyim. Bu raporu birlikte hazırladık. Müşteri
memnuniyetinden çevre konularındaki durumumuza, misyonumuzdan organizasyon
yapımıza kadar her konuyu bir arada görme imkânı bulduk" dedi.
Şeffaflık yeniden önem kazandı
Raporun 62 yıldır süren "şeffaflık" anlayışının bir ürünü
olduğunu da sözlerine ekleyen Dinçer, "Bunları Türkiye'de bankacılık sektöründe
ilk kez Sürdürülebilirlir Raporu'nda topladık. Raporu bürokrasiye, Ankara'daki
bürokratlara, resmi kurumlara gönderdik. Sürdürülebilirlik büyük kuruluşlar için
çok önemli olduğu için Sosyal Sorumluluk Komitesi kurulduğunu
bildiriyoruz" diye konuştu.
Dinçer, sürdürebilirlik, şeffaflık gibi konuların global finansal krizde
yeniden önemli hale geldiğini ve tüm dünyada son 10 yılda düşünülür olduğunu
dile getirerek "Global krizde gördük ki çok büyük firmalar ciddi sorunlar
yaşıyorlarmış. Mesela Enron. Dolayısı ile bu sorunlar bugün
gündeme geldiği için ‘biz de Akbank neler yapıyor' diye baktık. Dünyada global
sorunlar yaşandı. Türkiye bankacılık sektörü ise bu sorunları 2001'de yaşamıştı.
Şimdi ise Türk bankaları parmak ısırtıyor. Ancak bütün bunlar yaşanırken de
sürdürülebilirlik kavramı hep vardı. Saadet zincirlerinin çeşitli yerlerde
kırılması ile daha çok ortaya çıktı, daha çok tartışılır oldu. Bu kavram
Akbank'ta hep vardı. Benim mentorum Erol Bey'dir, Oğuz
Karahan'dır. O zamandan beri vardır" dedi.
Sürdürülebilirlik kavramında artık sadece finansın bulunmadığını eğitim,
gençlik ve çevrenin öne geçtiğini de sözlerine ekleyen Sabancı Dinçer, çevre
konusunun okullarda derslerde bile işlenmeye başladığını belirterek kredi verme
standartlarını da buna göre değiştirdiklerini anlattı.
Çocuk çalıştırana da kredi yok
Bu değişiklikler hakkında bilgi veren Hayri Çulhacı ise etik
kurallarla ilgili yeni standartlar geliştirdiklerini belirterek, "Uluslararası
GRI'ın çocuk emeği gibi standartları var. Bizim etik
ilkelerimize koymamışız onu. Alâkasız olduğu için. Kredi politikalarında bu
yoktu, şimdi giriyor" dedi. Bu tarihten sonra sigortasız işçi çalıştıran
firmalara kredi vermeyeceğiz mi diyorsunuz? sorusuna Çulhacı, "Biraz da gerçekçi
olmak lazım. Yani Akbank'ın çocuk çalıştırıp çalıştırmadığına bakacak durumu
yok. Ama çocuk çalıştırdığı konusunda şaibeli, bir mahkeme kararı varsa
vermeyeceğiz. Çevre konusunda da bağımsız raporlar var. ÇED
raporları var. Bunlara bakacağız" açıklamasını yaptı.
Bunun üzerine Garanti Bankası ile birlikte Ilısu
Barajı'na kredi sağlayacak bankalar arasında adı geçen Akbank'ın
çevreyi etkileyeceği için eleştirilen bu baraja kredi verip vermeyeceği sorusuna
ise Çulhacı şu yanıtı verdi:
"Ilısu bir devlet, hazine projesidir. Taahütleri veren odur. Bizim
beklentilerimiz ortada yerine getirilmesi gerekir. Bu bugünün hadisesi
değildir."
Duyarlı olmak zorundayız
Bu konuda internette Akbank ve Garanti'ye karşı bir kampanyanın olduğunun
hatırlatılması üzerine ise Sabancı Dinçer, şu yanıtı verdi:
"Bu konuya şöyle bakmak lâzım. Türkiye son on yılına baktığımız zaman çok
hızlı değişiyor. Bence ülkemizde bazı kavramlar önem arzediyor. Bu kavramlara
Türkiye'de yaşayan çalışan karar veren herkesin saygı göstermesi ve ayak
uydurması lazım. Eskiden bu konuda sivil toplum örgütleri veya birkaç grup başı
çekerken şimdi bakıyoruz kamuoyunda bu konuda bir duyarlılık var. Nasıl artık
kağıt kullanımına dikkat edelim diyoruz. Bu çevre ile ilgili kredilerde de
bankalar bence daha dikkatli olacaktır. Şimdi bu konuda çevre açısından o
kredinin ‘tamamdır, uygundur' diye notu olması gerekiyor. Bu çok yeni bir
uygulama. Önemli olan herkesin doğru yerde doğru noktaları yakalayıp bundan
sonraki faaliyetlerinde ülkenin menfaatine uygun davranmasıdır. Ilısu bizim için
son örnek olacaktır."
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap