Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
Ali Ağaoğlu, 2009'da inşaat sektöründe kâr marjlarının
düşeceğini ve herkesin hesabını kitabını iyi yapmak zorunda olduğunu ve
finansman güçleri zayıf olan ve modaya uyup sektöre yatırım yapan şirketlerin
sektör dışında kalacağını söyledi.
Ağaoğlu, iş adamlarının hem ülkeye, hem sektöre, hem de çalışanlarına karşı
sorumlulukları olduğunu vurgulayarak, "Kar marjlarından biraz fedakarlık yaparak
üretimi devam ettirmek ve istihdam yaratmak zorundayız. 'Kriz var' deyip, iyi
günde hep yanımızda olan ve bizleri bugünlere getiren ekiplerimize, çalışma
arkadaşlarımıza hadi evinize gidin diyemeyiz. Ben kendim Of'luyum, ama hiçbir
zaman of çekmem. Şimdi iş adamlarımıza diyorum ki of çekmeyi, ağlamayı
bırakalım, üretimi sürdürme gayreti içinde olalım ve işimize bakalım. İnşaat
sektörü sadece demir, çimento değil, tüm ekonomik alanları besleyen ve üretimi
teşvik eden bir öncü sektör. Bu sektörün dinamizmi ekonomi için de hayati önem
taşıyor" diye konuştu.
Ağaoğlu, küresel krize rağmen paranın buharlaşmadığını ve yerinde durduğunu
ve temkinli bir hareket planı içinde olduğunu savunarak, "Uluslar arası sermaye
güvenli limanlar arıyor ve Türkiye'de güvenli liman olarak gösterilen üç ülkeden
biri. Ayrıca finans sektörümüz de Cumhuriyet tarihinin en sağlam ve güçlü
dönemini yaşıyor. Türkiye'nin bu yönüyle yatırım çekebilme yeteneği yüksek.
Paniğe kapılmaya gerek yok" dedi.
Durgunluk nedeniyle konut sektöründe reklam ve tanıtım faaliyetlerinin de dip
noktasına geldiğine ve bu durumun sektördeki heyecanı azalttığına işaret eden
Ağaoğlu, "İstanbul Bahçelievler'de 1500 konutluk yeni bir projeye başlıyoruz. Bu
proje ile birlikte Şubat'ta kapsamlı bir reklam çalışması yapacağız. Reklamda
amaç satış yapmaktan ziyade sektörün heyecanını ve moralini yükseltmek. Normalde
satış hasılatımızın yüzde 3'ünü biz reklam ve tanıtıma ayırıyoruz. 2008'de ancak
yüzde 1.2'sini kullanabildik. Normalde bizim projelerde satışlarımız reklam
çalışmasından daha çok referansla oluyor. Buna rağmen 2009'da reklam bütçemizi
2008'in oldukça üzerine çıkarmayı planladık. Biz kriz dönemlerinde reklam ve
tanıtımın satışlar yanı sıra marka bilinirliği ve itibarı açısından da önemine
kesinlikle inanıyoruz" diye konuştu.
[Sayfa]
Konutta daralma
bekliyoruz
Ağaoğlu, inşaatın grubun amiral gemisi olmaya devam edeceğini, turizmin yanı
sıra enerji sektöründe de büyüme hedefi içinde olduklarını söyledi. Ağaoğlu
Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, inşaat ve konut alanında bir dizi yatırım
içinde olduklarını, halen İstanbul'da beş projenin yürüdüğünü, şehir otelciliği
yaklaşımı içinde 5 otel projesi bulunduğunu belirterek şu görüşleri ifade
etti:
"Biz Ağaoğlu olarak, sektördeki durgunluğa rağmen iyi gidiyoruz. Ancak sadece
bizim iyi durumda olmamız yeterli değil. Sektörün de genel olarak inişten
kurtulup, yeniden yukarı çıkışa geçmesi önemli. 2008'in son çeyreğinde konut
satışlarında yüzde 40'a varan bir düşüş oldu. Biz kendi bütçemizi yaparken de
2009'da yüzde 40 civarında bir düşüşün meydana geleceğini dikkate aldık.
Dolayısıyla satışların yanı sıra kar marjlarının da düşeceğini görüyoruz. İnşaat
sektörünün 2009'da kar marjlarında daha fazla fedakarlık yapıp, daha az
kazanmayı göze alıp bir şekilde konut üretimini sürdürmesi büyük önem
taşıyor."
Ağaoğlu, Türkiye'de inşaat sektörünün biriken ve ertelenmiş 8-9 yıllık talep
nedeniyle 2004-2005 döneminde büyük bir konut patlaması yaşadığını hatırlatarak
şunları söyledi:
"Türkiye'nin artık inşaatta bu kadar büyük bir patlama beklememesi lazım. O
dönemde nerdeyse ekonomik büyümenin 4-5 katı üzerinde, yüzde 20'leri aşan büyüme
oranlarına tanık olduk. Şimdiki süreçte büyüme daha sağlıklı bir rota izleyecek.
Ama inşaattaki büyüme yine de ekonomik büyümenin üzerinde olacak. İsimsiz ve
kurumsallaşamamış firmalar, kasap, manav terzi vb. mesleklerden bu işe moda
deyip girenler sektörün dışına çıkmak durumunda kalacak. Bir anlamda kriz doğru
yerde doğru fiyatla ve doğru yerde, doğru projeleri üreten marka değeri yüksek
firmaların sektördeki öncü rolünü öne çıkaracak."
Ağaoğlu, Merkez Bankası'nın son radikal faiz indiriminin Şubat, Mart ayında
da devam etmesi halinde, bu gelişmeden konut sektörünün çok olumlu
etkileneceğine işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Aslında konuta yönelik talepte bir daralma yok. Durgunluk ortamında bir
talep ertelemesi söz konusu. Konut kredilerinde faizler nerdeyse 2005
seviyelerine yaklaşmış durumda. Yüzde 1'lere yaklaşan konut kredi faizleri
talebi yeniden kamçılayabilir. Dolayısıyla düşük faizlerin desteğinde konutta
yılın ikinci yarısında tekrar bir canlanma gerçekleşebilir ve ihtiyaç sahipleri
yeniden alıma geçebilirler. Konut satışlarında yüzde 40'lık bir düşme
bekliyoruz, ama belki tersi de olabilir. Doğrusu bu düşüş tahmininde yanılmayı
tercih ederiz."
[Sayfa]
Bizden konut alıp zarar eden yoktur
Ağaoğlu, kriz ortamında finansman gücünün çok öne çıkacağını, grup olarak
kendi finansman gücü yanı sıra bankalarla da çok güçlü finansman ilişkisi içinde
olmaları nedeniyle uygun finansman olanakları sunabildiklerini vurgulayarak şu
görüşleri dile getirdi:
"Türkiye'de özel sektörde en büyük arazi stoku bizim grupta. Kendi
arazilerimiz üzerinde konut inşa ettiğimiz için finansman açısından çok rahat
durumdayız. Çünkü konut maliyetlerinin yüzde50-60'ı arsa maliyetlerinden
oluşuyor. Biz her zaman doğru yerde,doğru projeleri doğru fiyat ve uygun ödeme
koşullarında sunma politikası içindeyiz. Şu ana kadar Ağaoğlu projelerinden
satın alıp da zarar eden ya da pişman olan tek bir kişi yoktur. Konut
müşterilerimizin yüzde 80'i, daha önce bizden konut satın alanlarının
referansıyla bize geliyor. Bugüne kadar 15 bine yakın kişiyi konut sahibi
yaptık. Aileleriyle birlikte bu sayı nerdeyse 40-50 bin kişiye yaklaşıyor. Bizde
müşteri memnuniyeti konutu satmakla bitmiyor, tam tersine anahtarı teslim
ettikten sonra başlayan ve yaşam boyu süren bir memnuniyet ve hizmet ilişkisi
söz konusu. Bizi diğerlerinden ayıran en büyük fark da bu.Biz konut değil yaşam
alanı satıyoruz."
Konut fiyatlarının izleyeceği seyir hakkında da öngörülerde bulunan Ali
Ağaoğlu, metrekare fiyatının 5 bin doların üzerinde olduğu proje sayısının çok
sınırlı olduğunu, ana üretimin 1500 dolar/metrekare fiyatta ağırlık kazandığını
kaydederek " Mevcut arsa, demir,çimento vb. maliyetleri dikkate aldığımızda 1500
dolarlık metrekare fiyatı rakamının aşağı gelmesi mümkün değil.Dolayısıyla marka
projelerde fiyat düşüşü de beklenmemeli. Biz kendimiz Ağaoğlu olarak Aralık
2008'de yüzde 8 zam yaptık. Fiyat düşüşü belki çok sıkışmış münferit projelerde
olabilir. Bu da istisnaidir" dedi.
[Sayfa]
Enerjiye 600 milyon euro yatırım yaptık
Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, grup olarak inşaatın yanı sıra
enerji ve turizm sektöründe de büyüme hedefi içinde olduklarını söyledi Ağaoğlu,
enerji alanında 600 milyon euroluk yatırım yaptıklarını açıkladı. Ağaoğlu,
inşaatın grubun amiral gemisi olmaya devam edeceğini, turizmin yanı sıra enerji
sektöründe de büyüme hedefi içinde olduklarını söyledi. Ağaoğlu Şirketler Grubu
Başkanı Ali Ağaoğlu, gup olarak inşaatın yanı sıra enerji sektöründe de büyüme
hedefi içinde olduklarını söyleyen Ağaoğlu, " Enerjide rüzgar ve hidroelektrik
santrali yapımı için mevcut ya da başvuruları yapılmış ve kurulu kapasitesi 600
megawatt'a ulaşan lisans haklarını satın almış durumdayız. Rüzgar enerji ve
hidroelektrik santrallerini kapsayan enerjideki yatırım hedefini gelecek 2-3
yıllık dönemde 600 milyon Euro olarak hesaplıyoruz. Doğal olarak bu yatırımlarda
öz kaynaklarımız yanı sıra dış finansman olanaklarını da devreye sokacağız.
Finansmanda yüzde 60-70 dış finansman, yüzde 30-40 arasında da öz kaynak oranı
planlıyoruz" bilgisini verdi.
Grubun turizm yatırımları yanı sıra Uludağ'ın kış turizmi kapsamında karşı
karşıya bulunduğu sorunlara da değinen Ağaoğlu, Türkiye'de kış turizminin
merkezi olan ve kurulu 10 bin yatak kapasitesinin 5 bininin bulunduğu Uludağ'da
plansızlığın had safhaya geldiğini ve Uludağ'ın sahipsiz bırakıldığını söyledi.
Ağaoğlu, Uludağ'da 70 yıllarda başlayan, kaçak-göçek ve çarpık olarak nitelediği
yapılaşmanın bugünlere kadar geldiğini belirterek, Uludağ'ı komple yıkıp,
kapsamlı yeni bir master planla inşa etmenin şart olduğunu savundu.
Ağaoğlu, "Benim kendi tesisim dahil buradaki tüm tesisler kaçak. Vilayet
Evi'nin de içinde bulunduğu diğer kamu kuruluşlarına ait 18 tesis de aynı
durumda. Ben kendi otelime yenileme ve restorasyon amaçlı olarak geçen yıl 10
milyon TL yatırım yaptım ve itiraf etmeliyim ki bu yenilemeyi de müsaadesiz ve
kaçak yaptım. Müşterilerimiz bizden yenileme bekliyor, ya oteli kapatmak ya da
bu yenilemeyi yapmak zorundaydım. Uludağ'da tam bir çevre katliamı yaşanıyor.
Tüm tesislerin atıkları dağa ve ormana bırakılıyor. Hep birlikte burada bir
çevre cinayeti işliyoruz. Bu atıklar nedeniyle Bursa bile büyük tehdit altında"
dedi.
Ağaoğlu, şimdiye kadar birçok bakanın Uludağ ile ilgili çeşitli vaatlerde
bulunduğunu aktararak, "Bu sözlerin hiç biri maalesef gerçekleşmedi. Şimdi
umudumuz Sayın Başbakanımız da. Uludağ'ı Davos yapma sözünün artık
gerçekleşmesini istiyoruz. 3-4 yılda Uludağ iyi bir planla yeniden yapılarak
Davos gibi olabilir. Bu şekilde Uludağ sadece 2-3 aya sıkışan kış turizmiyle
değil, 12 aya yayılmış ve çeşitlendirilmiş turizm olanaklarıyla gerçek bir
turizm merkezi haline gelebilir" görüşünü dile getirdi. Ağaoğlu turizmde gelinen
20 milyar dolarlı rakamların önemli olduğunu, ancak gerçek potansiyelin
kullanılamadığını belirterek " Türkiye'nin bu potansiyeli var. Bence eğer
turizmde çeşitliliği de artırırsak 50 milyar dolarlı rakamlara rahatlıkla
ulaşabiliriz" dedi.
0 Yorum
Yorum Yap