Davutpaşa, geçen yıl 31 Ocak saat
09.30’da büyük bir patlamayla sarsıldı. Emek İş Merkezi’ne
sanki bomba atılmıştı: 23 kişi öldü, 120 kişi yaralandı. Patlama, Selçuk
Başlar’a ait patlayıcı madde üretim ve depolama atölyesinde meydana
gelmişti. Patlamadan sonra yalnızca taş sütunlar, makine parçaları ve insan
bedenleri değil, Türkiye gerçeği de etrafa saçıldı: Çünkü iş merkezinin iskânı,
Başlar’ın da ruhsatı yoktu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, olay günü
enkazın önünde yaptığı açıklamada, “Sorumlulukları birlikte üstlenmek ve
birlikte çözmek zorundayız” diyordu. Birlikte yapılan tek şey, sorumluluğu
birbirinin üzerine atmak oldu.
30 Mart’ta tamamlanan bilirkişi raporuna göre patlamada sorumluluğu olanlar
işyeri sahibi Selçuk Başlar, Büyükşehir
Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim
Şirketi’nin (BEDAŞ) sorumluluğu vardı.
* İşyeri sahibi: İşyeri sahibi Selçuk Başlar, 10’da 2
kusurluydu. Başlar patlamada öldü.
* Zeytinburnu Belediyesi: 10/3 kusurlu. Yangın güvenlik
dosyası bulunmayan iskânsız binanın kullanımına izin vermiş, denetim yapmamış,
İBB’yi bilgilendirmemişti. 10’da 3 kusurluydu. Ancak olayla ilgili Zeytinburnu
Belediyesi’nden sanık sandalyesine oturtulan kimse yok. Çünkü kaymakamlık altı
belediye çalışanının soruşturulmasına izin vermedi.
* İstanbul Büyükşehir Belediyesi: 10/2 kusurlu. Parlayıcı ve
Patlayıcı Maddeler Tüzüğü’ne aykırı davrandı, denetim yapmadı, kaçak su ve
kanalizasyon hattı bağladı. Facianın bir yıl ardından Büyükşehir Belediyesi
çalışanlarının soruşturulması için iki aydır mülki amirlik izni bekleniyor.
* BEDAŞ: 10/1 kusurlu bulundu. Ruhsatsız, denetimsiz binaya
elektrik bağlamıştı.
BEDAŞ görevlilerinin sorgulanması için de Büyükşehir
Belediyesi’nde olduğu gibi mülki amir izni bekleniyor.
* Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı: 10/1 sorumlu.
Gerekli drenetimleri yapmamıştı. Bakanlık bugüne kadar soruşturma için ısrarla
tek bir isim bile vermedi.
Bilirkişi raporu 30 Mart 2008 tarihinde tamamlandı. Savcılık 8 Nisan’da
ilgili kurumlara yazı yazıp sorumluların adlarının iletilmesini istedi.
Zeytinburnu Belediyesi’ne göre Başlar’ın işyerindeki patlayıcı üretim ‘birinci
sınıf gayri sıhhi madde’ kapsamına girdiğinden, muhatap, Büyükşehir
Belediyesi’ydi. Büyükşehir Belediyesi’ne göreyse bir sorumlu varsa İçişleri
Bakanlığı olmalıydı. İSKİ binaya su bağlanmasıyla ilgili üç isim verdi.
İSKİ’nin bildirdiği üç isimden biri 2002’de ölmüştü. Savcı üç ayı nüfus kayıt
örneği beklemekle geçirdi. BEDAŞ’ın da verdiği sekiz isimden ikisinin çoktan
öldüğü anlaşıldı. Yazılar gitti geldi; üç ay geçti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ne sorumluluk aldı ne isim bildirdi.
Bölge Müdürü Atakan Tanış, mayıstaki cevabında, “Bütün işyerlerinin teftiş
programına alınarak teftiş edilmesine yönelik bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.
Ayrıca ülke genelinde sadece 261 iş müfettişi marifetiyle yürütmeye çalışılan iş
sağlığı ve güvenliği denetimlerinin bütün işyerlerini kapsayacak şekilde
sürdürülmesi mümkün olmadığı...” gerekçesiyle kendisini savundu.
Savcı Ali Haydaroğlu; İBB’den Ruhsat Denetim Müdürlüğü’nden üç, İSKİ’den iki
olmak üzere toplamında beş; ZB İmar, Ruhsat ve Zabıta müdürlüklerinden altı;
BEDAŞ Esenler İşletme ve Bakım Müdürlüğü’ndeki altı çalışanı saptandı.
Zeytinburnu çalışanları için Zeytinburnu Kaymakamlığı’na, İBB çalışanları için
valiliğe, BEDAŞ çalışanları içinse Bayrampaşa Kaymakamlığı’na, soruşturma izni
verilmesi için kasım ayında başvurdu.
Zeytinburnu Kaymakamlığı, soruşturma izni vermeyince adalet daha ilk adımında
devlete çarptı. Savcı Haydaroğlu da kararın iptali için İdare Mahkemesi’ne
gitti. İstanbul Valiliği ve Bayrampaşa Kaymakamlığı’ndansa herhangi bir haber
gelmedi.
0 Yorum
Yorum Yap