- yapi.com.tr
- 01.04.2010
- GÜNDEM
- 93 okunma
Abant'ta Valilik Kendi Yaptı, Kendi Bozdu!
Abant Tabiat Parkı’na zarar veren çalışmalar nedeniyle Bolu Valiliği’ni bir raporla uyardığı ortaya çıkan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Mustafa Kemal Yalınkılıç, tahribata tepkisini dün bir açıklamayla sürdürdü.
Milli Parklar Genel Müdürü, valiliğin yol onarımını, kendilerine
danışmadan inşaata dönüştürdüğünü söyledi. (Fotoğraf: Serkan OCAK)
Abant Tabiat Parkı’na zarar veren çalışmalar nedeniyle
Bolu Valiliği’ni bir raporla uyardığı ortaya çıkan Doğa
Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Mustafa Kemal Yalınkılıç,
tahribata tepkisini dün bir açıklamayla sürdürdü. Yalınkılıç, “Gölün
çevresindeki yolun bakım, rehabilitasyon ve tamiratı öngörüldü ama yer yer
yanlış uygulamalar oldu. Onu da düzeltmek için yazı yazdık. Yavru
Abant’ın onay alınmadan yapılmaması gerektiğini ilettik” dedi.
Koruma altındaki Abant Gölü ile ilgili Bolu Valiliği’nin doğaya tahrip
eden çalışmalarını Radikal 29 Mart’taki sayısında manşetten
duyurmuştu. Milli Parklar Genel Müdürü Mustafa Kemal Yalınkılıç
dün tahribatla ilgili bir açıklama yaptı. Bolu Valisi Halil İbrahim
Akpınar’ın “Çalışmalardan Milli Parklar’ın haberi var”
dediği Milli Parklar Genel Müdürü Yalınkılıç, Vali Akpınar’ın
sözlerinin aksine şunları dedi:
VALİLİK BİLDİRMEDİ:
Gölün çevresini dolaşan kısmın projelendirilerek doğal yapıya uygun
rehabilitasyonunun, imzalanan sözleşmeyle Valilik tarafından yapılması
kararlaştırıldı. Valilik, göl etrafındaki yol çalışmalarının onarımını başlattı
ancak çalışmayı yeni bir yol yapımı olarak bize intikal ettirmedi. Yolun bakım,
rehabilitasyon ve tamiratı öngörüldü ama yer yer maalesef yanlış uygulamalar
oldu. Düzeltmek için yazı yazdık. Yapılan müdahalenin bir bakım, onarım olarak
yapıldığını düşünerek olaya müdahalede bulunmadık. Ancak basında çıkan haberler
üzerine gönderdiğimiz bir heyet tarafından bölgede inceleme yapıldı.
DİKKATLİ OLUN DEDİK: İncelemede, yolun bakım onarımıyla
ilgili çalışmaların, hatta enerji nakil hatlarının yer altına alınmasına yönelik
çalışmaların da başlatıldığı ancak yer yer su altında kalan yol kısımlarının
malzemeyle yükseltildiği görüldü. Dolayısıyla bakım, onarımda daha titiz
olunması bakımından çalışmaların projelendirilerek Genel Müdürlük’ün onayının
alınması yönünde rapor yazıldı ve Valiliğe gönderildi. Raporda, doğal bir
ekosistemde çalışmalarda dikkatli olunması gerektiğini
bildirdik.
ONAY ALMADAN YAPMAYIN: Savak (göl suyu
gideri) imalatından dolayı suyun 1.5 metre yükseldiği tespit edildi. Suyun
normal seviyede tutulması gerektiği, gölün bir doğal ekosistem olduğu
dolayısıyla fiziki müdahalelerde bulunulmaması gerektiği yazıyla iletildi. Yavru
Abant mevkiinde gölün yükselmesi nedeniyle önünde toprak serpe çekildi. Bunun da
plan değişikliğine konu olduğunu ve onay olmadan yapılmaması gerektiğini
ilettik. Valilik yapılması gerekeni yapmış ama ama bunun plan değiştirilmeden
yapılması yanlıştır. (aa)
Haberi sosyal medyada paylaşın.
Abant Gölü ve etrafındaki dağlar birçok çiğdem türüne ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan birkaçı ülkemiz için endemik (dünyada yalnızca bir bölgede yaşayan canlı türü)’tir. Hatta dünya literatüründeki ismini Abant’tan alan (Crocus abantensis) yalnızca bu göl etrafında yaşamaktadır. Bu son derece hassas ve endemik çiçekler bazı tehditlerle karşı karşıyadır. Dünyadaki diğer Doğa Koruma Alanlarında olduğu gibi Abant Tabiat Parkında da yapılacak her türlü faaliyet uzmanlardan oluşan bir kurulun çalışmalarından sonra uygulamaya geçirilmelidir. Bu alanların restorasyonu esas itibariyle Ekolojik Restorasyon olarak adlandırılmakta ve dünyada bu işlerle ilgili bilimsel esasları ortaya koyan yeni disiplinler gelişmektedir. Bu alanlarda yapılabilecek her türlü inşaat, imalat ve düzenleme bu esaslar dahilinde ve doğa koruma eğitimi almış uzman kişilerce projelendirilerek uygulanmalıdır. Ayrıca, Abant Uzun Devreli Gelişme Planı'nda Göl çevresi tamamen yayalaştırılmaktadır. Bu yol akülü sistem+yaya+bisiklet+atlı spor güzergahı olarak planlanmıştır. Bu nedenle yapılan uygulama tamamen plana ve Tabiat Parkı'nı ilgilendiren Ulusal ve Uluslararası yasal çerçeveye aykırıdır. Umarım bir an önce bu yanlıştan dönülür!...
Abant Gölü ve etrafındaki dağlar birçok çiğdem türüne ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan birkaçı ülkemiz için endemik (dünyada yalnızca bir bölgede yaşayan canlı türü)’tir. Hatta dünya literatüründeki ismini Abant’tan alan (Crocus abantensis) yalnızca bu göl etrafında yaşamaktadır. Bu son derece hassas ve endemik çiçekler bazı tehditlerle karşı karşıyadır.
Dünyadaki diğer Doğa Koruma Alanlarında olduğu gibi Abant Tabiat Parkında da yapılacak her türlü faaliyet uzmanlardan oluşan bir kurulun çalışmalarından sonra uygulamaya geçirilmelidir. Bu alanların restorasyonu esas itibariyle Ekolojik Restorasyon olarak adlandırılmakta ve dünyada bu işlerle ilgili bilimsel esasları ortaya koyan yeni disiplinler gelişmektedir. Bu alanlarda yapılabilecek her türlü inşaat, imalat ve düzenleme bu esaslar dahilinde ve doğa koruma eğitimi almış uzman kişilerce projelendirilerek uygulanmalıdır.
Ayrıca, Abant Uzun Devreli Gelişme Planı'nda Göl çevresi tamamen yayalaştırılmaktadır. Bu yol akülü sistem+yaya+bisiklet+atlı spor güzergahı olarak planlanmıştır. Bu nedenle yapılan uygulama tamamen plana ve Tabiat Parkı'nı ilgilendiren Ulusal ve Uluslararası yasal çerçeveye aykırıdır. Umarım bir an önce bu yanlıştan dönülür!