Avrupa Birliği (AB) iklim değişikliği
görüşmeleri baş müzakerecisi EurActiv'e verdiği röportajda
Çin ve Hindistan'ın iklim değişikliği ile
mücadelede üzerlerine düşeni hakkıyla yerine getirmeleri ve kendi sanayilerinin
modernleşmesi için Batı'nın finanse ettiği programları kabul etmeleri
gerektiğini, bunun ise ancak gerçekten büyük çaba sarf ederek mümkün
olabileceğini söyledi. Uluslararası iklim değişikliği görüşmelerinde AB'yi
temsil eden Artur Runge-Metzger gelişmekte olan ülkelerde de
karbon piyasalarının düşük karbonlu ekonomiye geçişte kilit rol oynayacağını
söyledi. Ancak yetkili ileri düzeyde gelişmekte olan ülkelerin bu oyuna
iştiraklerini arttırmaları gerektiğini çünkü Birleşmiş Milletler Temiz
Gelişim Mekanizması (CDM) altındaki ve Batı destekli projelerin
sınırlandırılacağının altını çizdi. "Bu ülkelerden Çin, Hindistan ve Brezilya
gibi bazılarının CDM'le deneyimleri gayet iyi ve kendileri bundan çok
yararlandılar, bu mekanizmaya kesinlikle devam edebilirler."
Metzger buna karşılık Batılı ülkelerin gelişmekte olan ülkelerin en
gelişmişlerinin karbon tutusu ve depolanması gibi daha fazla ihtiyaç duyulan
teknolojilerle ilgili olarak daha ciddi taahhütlerde bulunmalarını istemeleri
gerektiğini söyledi. "Elbette yemek bedava olunca, üç ya da dört bedava yemeği
neden talep etmeyeceksiniz ki?"
Metzger'e göre kimi sektörlerde Çin halen en son teknolojiyi uyguluyor ve
daha fazla desteğe ihtiyacı yok. "En son inşa ettikleri çelik tesisine bakacak
olursanız muhtemelen dünyadaki en temiz çelik tesisi olduğunu görürsünüz."
Metzger sorunun, Çin'in eskimiş ve kömür ağırlıklı enerji sektörü olduğunu
belirterek, bu durumun AB'nin yeni teknolojilerin uygulamaya alınması için
sağladığı destek programlarının ne denli yararlı olduğunu ortaya koyduğunu
söyledi. "Karbon tutusu ve depolanmasına doğru bir ilerleme olduğu açık. 2020
yılına kadar gelişmekte olan büyük ölçekli deneme tesislerinde gerekli adımları
atabilirsek bu teknolojinin gerçekten işe yaradığını gösterebiliriz." Ancak AB
yetkilisi bu tür projelerin birtakım şeyleri gerektirdiğini hatırlatarak, "Bunu
içinde ücretsiz ve güzel bir enerji santrali bulunun kocaman bir yılbaşı hediye
paketi olarak düşünmemelisiniz," uyarısında bulundu. "Asıl iş birlikte çalışarak
teknolojileri birlikte geliştirmek ve uygulamaya koymaktır." Dahası Metzger
Çin'in AB ile çetin bir rekabet halinde olduğu CDM sanayi projelerinin Avrupalı
şirketlerin üretimlerini ve CO2 salımlarını birlik dışına çıkarmalarının önüne
geçebilmek için zamanla yürürlükten kalkacağını söyledi. "Bazı ülkelerdeki
karbon sızıntısına işaret etmek için uluslar arası rekabet ortamında mücadele
eden sanayilerde CDM projelerinin açığa alınmasını öneriyoruz."
Bu sektörlerde CDM projelerinin yerine "sektörel kredilendirme mekanizmaları"
uygulanması önerisinde bulunan Metzger, projelerin yalnızca en eski ve kirliliğe
en fazla sebep olan tesislerde ilk yenilemelerden sonra desteklenebileceğini
söyledi. "Eğer bu noktaya gelebilirseniz ve hatta daha da iyisini yapabilirseniz
CDM kredilendirme mekanizmasının yeni bir CDM gibi uygulanması ihtimali
olabilir," şeklinde sözlerine devam eden AB yetkilisi, "Kendi sermayeniz ve ülke
içindeki çabalarınızla belli bir seviyeye ulaşabilirsiniz," dedi. Metzger tüm
taraflar yani Çin de ekonomilerinin yeniden yapılandırılması ve temiz
teknolojilerin piyasaya sürülmesini sağlayacak çevresel düzenlemeler için makul
seçim yapabilirlerse, AB'nin de mekanizma projelerinin geliştirilmesine biraz
daha açık olabileceğine işaret etti.
AB tek taraflı olarak kendi sınırları içindeki emisyonları 2020 yılına kadar
yüzde 20 oranında azaltma taahhüdünde bulunuyor. Ancak Metzger yüklü miktarda
CO2 salımına sebep olan diğer tüm ülkelerin indirime gitme sözü vermeleri
halinde bu rakamın yüzde 30'a yükseltilebileceğini söyledi. Bu şekilde CDM
projelerinin canlandırılmasına da bir kez daha imkân tanınmış olacak. Metzger
böyle bir senaryoda yeni CDM mekanizmaları için ne kadar para ayrılması
gerektiği konusunda kesin bir rakam vermekten kaçınarak, "Rakamın ne olacağını
söyleyemeyeceğim çünkü bu müzakere konusu. Manevra alanımız var; dolayısıyla bu
bize müzakerelerde oyun alanı yaratıyor" dedi. Enerji tasarrufunun arttırılması
için mali kaynak temin edilmesinde yaratıcılığın kullanılması konusunda ise
Metzger gerekli olan miktara destek için az miktarda kamu finansmanına gerek
olduğunu söyledi. "Bağış ya da hediye beklemiyoruz ama kredi ve risk
garantilerini bir yana bırakıp finans paketlerinin akıllıca birleştirilmesi
gerekiyor. Bu da çevre dostu yatırımları için milyarların serbest bırakılmasını
sağlayacaktır." Avrupa Konseyi'nin Mart ayındaki toplantısında AB liderleri
Kyoto Protokolü sonrası iklim anlaşmasına ilişkin gelecek Aralık ayında
Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da yapılacak müzakerelerin son taslağı için
ortak bir duruş belirleyecekler.
www.euractiv.com.tr
0 Yorum
Yorum Yap