- yapi.com.tr
- 14.05.2010
- GÜNDEM
- 2 okunma
4 Bin Yıllık Hapishane
Günümüzde değişik modelleri bulunan hapishanelerin, Anadolu'da 4 bin yıl önce de var olduğu, bazı suçluların hapishanelerde tutuldukları bildirildi. Kültepe höyüğünde kazı çalışmaları yapan Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, höyükten çıkan çivi yazılı
Günümüzde değişik modelleri bulunan hapishanelerin, Anadolu'da 4 bin yıl önce
de var olduğu, bazı suçluların hapishanelerde tutuldukları bildirildi. Kültepe
höyüğünde kazı çalışmaları yapan Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya
Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, höyükten çıkan çivi yazılı tabletlerin günümüzden
milattan önce 2 binli yıllardaki yaşam tarzı hakkında fikir verdiğini
belirtti.
Kulakoğlu, okunan bir çivi yazılı tablette, yerel bir kralla aralarındaki
ticari bir meseleden dolayı anlaşmazlık çıkan Asurlu Bazia'nın krala gönderdiği
mektubunda 10 aydan beri hapishanede yattığını, kendisini kurtarması için elçi
göndermesini rica ettiğini anlattı. Kültepe tabletlerinde hapishane karşılığında
kullanılan kelimenin ''Kişerşum'' olduğunu kaydeden Kulakoğlu, ''Metinlerde
hapishaneye atmak, hapishaneye girmek ve hapishanede kalmak tabirleri geçmekte.
Açıkça anlaşıldığı üzere, Anadolu'da binlerce yıl önce hapishaneler bulunuyordu.
Bu da eski Anadolu toplumunda, medeni toplumlara has, suçlunun hapishaneye
konularak cezalandırılması anlayışının bulunduğunu göstermekte'' dedi.
Prof. Dr. Kulakoğlu tabletlerde ceza almak, hapis yatmak ve hapishanede
kalmak suçlarıyla ilgili değişik bilgilerin bulunduğunu da ifade ederek, şöyle
devam etti:
''Bir başka tablette ise casuslukla suçlanıp hapse atılan bir tüccarın
kurtarılması için Karum şehrinin tüccarlarının kralla yaptıkları görüşmeler yer
almakta. Tutuklu Asurlu'yu kurtarmak için kral ve kraliçenin huzuruna çıkan
Karum temsilcileri, sanığın suçsuzluğunu kanıtlaması için iki öneride
bulunurlar. İlki tanrı Aşşur'un hançeri üzerine yemin etmesidir. İkinci öneri de
Anadolu'ya has bir yargılama tarzına atıf yapılarak, zanlının nehir tanrısı
tarafından yargılanmasıdır. Zanlı nehirden kurtulursa masum sayılacaktır. Çivi
yazılı tabletlerde hapis cezalarıyla ilgili önemli bilgiler var. Sonuç olarak
günümüzden 4 bin yıl önce de hapishanelerin olduğunu biliyoruz.''
Kültepe Höyüğü'nde 1948 yılından beri yapılan kazılarda Asurlu tüccarlara ait
23 bin 500 adet çivi yazılı tablet bulundu.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap