Orman vasfını yitirmiş arazilerin değerlendirilmesini
içeren ve 2B yasası, önce Cumhurbaşkanı'ndan,
arkasından Anayasa Mahkemesi'nden döndü. Sonra da gündemimizden
çıktı. Bu konuyla ilgili çalışmalarından dolayı adı '2B Osman'a
çıkan Beykoz Çavuşbaşı eski belediye başkanı Osman
Şimşek, hayatını adadığı konunun kitabını yazdı. Şimşek, aldığı tüm
eleştirilere rağmen, konunun çözümüne katkıda bulunduğunu düşünüyor.
Devlet de benim halk da, konuyu en iyi ben bilirim!
Göreve yeni gelen belediye başkanı, ilçe kaymakamını ziyaret eder. Başkanın,
'Hayırlı olsun' dileğinin yanı sıra duyduğu cümle ilginçtir: "Başkanım işin çok
zor, çünkü burada senden başka her şey yasadışı. Allah kolaylık versin." Bu
diyalog, 1999 seçimlerinde göreve gelen Çavuşbaşı Belediye Başkanı Osman
Şimşek ile Beykoz Kaymakamı Coşkun Ertürk arasında
geçer. Çünkü Şimşek'in göreve geldiğinde öğrendiği ilk şey, bölgesindeki 9 bin
konuttan bir tanesinin bile tapusunun olmamasıdır. Bu, Türkiye'nin genelini
ilgilendiren 'orman vasfını kaybetmiş araziler'le ilgili bir sorundur. Konuyu
Türkiye'nin gündemine sokan ve '2B Osman' lakabıyla anılan Osman Şimşek,
çalışmalarını, "Bütün Yönleriyle 2B" isimli kitapta topladı. 9 yıldır bunun
üzerinde çalışan Şimşek, "Konuyu gündeme getirmeyi başardım, bu bana yeter."
diyor.
Hikaye, Beykoz Çavuşbaşı Belediye Başkanı Osman Şimşek'in belediye başkanlığı
koltuğuna oturmasıyla başlıyor. Belediyenin sorunlarıyla ilgilenmeye ve
kendisine gelen talepleri cevaplandırmaya çalışan Şimşek, devasa bir sorunla
karşı karşıya olduğunu öğrenir. Zira, beldesinde hiçbir yapının tapusu yoktur,
bu tapusu olmayan konutlara elektrik, su, doğalgaz, yol gibi hizmetleri götürmek
de başka bir kanuna göre suçtur. Ancak belediye başkanı olarak vatandaşa hizmet
götürmediği zaman da suçlu konuma düşecektir. Bu ikilem içinde araştırmaya
başlayan Şimşek, konuyu ilk önce ekonomik kriz nedeniyle çıkış arayan Ecevit
hükümetinin başbakan yardımcısı Hüsamettin Özkan'a açar. Türkiye genelinde 473
bin hektar civarında olan bu arazilerin satışından, 25 milyar dolar kazanç
sağlanacağını söyler. Daha sonra da AK Parti döneminde çalışmalara öncülük
eder.
Çavuşbaşı'nın belediye başkanlığı binası, okulu, hastanesi de dahil olmak
üzere hiçbir kamu ve özel binasının imarı bulunmuyor. "Benim evim Çavuşbaşı'nda.
Tapusu yok. Burası Bakanlar Kurulu kararıyla belde ilan edilmiş, kararın altında
cumhurbaşkanının, başbakanın ve bakanların imzası var. Bunu yok saymakla bir
yere varılmaz." diyen Şimşek, bu sebeple sorunun çözümü için bütün enerjisini
harcadığını söylüyor. Bu süreçte eleştiri okları üzerine yönelen Şimşek, konunun
sunumunda bir hata yaptığını da aktarıyor. Ona göre, konunun başlangıçta
ekonomik bir çözüm olarak sunulması yanlıştı. Çünkü, 2B sorunu, öncelikle insani
nedenlerle çözülmesi gerekiyor. Yüz binlerce insan bu bölgelerde yasadışı olarak
yaşıyor. Devletle vatandaş arasında 50 binin üzerinde dava var. Bu bölgelerin
idarecileri de attıkları her imzada görevi kötüye kullanmaktan
yargılanabilirler. Belediye başkanlığı döneminde kendisi de bu durumda kalan
Osman Şimşek, 2B'nin çözümünü savunduğu için tahkir ve tezyiflere uğradığını
söylüyor. "Ormanları işgal ettiniz, devletin arazilerine kondunuz." şeklinde pek
çok suçlamayla karşı karşıya kaldığını belirten Şimşek, yaptıklarının konunun
gündeme getirilmesinde katkı sağladığına ve bu sorunun yakın bir zamanda
çözüleceğine inanıyor. Şimşek, "Bunun siyaset üstü ele alınmasını istiyoruz. Bu
tür meselelere ideolojik yaklaşıldığı için aşmak zor oluyor." diyor.
'2B Osman' beni memnun eder
Orman vasfını yitirmiş arazilerin değerlendirilmesini içeren 2B yasası ile
ilgili kitabı son bir buçuk yılda yazan Şimşek, siyasete ara vermesiyle buna
fırsat bulmuş. "Bu kitabı özellikle yazdım. Türkiye'de ilk defa böyle bir
çalışma yapılıyor. 2B'yi konuştuk tartıştık ama birçok insan bilmiyordu." diyen
Şimşek, bunu anlatmak için de işi en iyi bilen insanın kendisi olduğunu
söylüyor. Bu sorunu yaşayan bir vatandaş hem de bir idareci olarak kendi
tespitlerinin daha gerçekçi olduğunu düşünüyor. "İki taraf da konuya önyargılı
bakıyor. Bir işgal ve rant olayı değildir bu. İşgal ve rant belli bir çerçevede
vardır. Ancak devlet, o çerçeveyi elimine edecek tedbirleri de alır." diyen
Şimşek, buna tamamen karşı olmak ve önüne duvar örmekle sorunun çözülemeyeceğini
söylüyor. İstanbul'un su havzaları ile ilgili bir kitap daha hazırlayan Şimşek,
kendisine takılan '2B Osman' lakabından, biraz buruk olsa da memnuniyet duyuyor.
Bu kavram 'Sülün Osman'ı hatırlatmasından dolayı onu rahatsız ediyor, ancak
yaptıklarının bir ilerlemeye vesile olmasından dolayı da memnuniyet duyuyor.
"Böyle söylenmesi çok da önemli değil benim açımdan. Hafif bir şey gibi görülse
de toplum, bir çalışmanın payesi olarak yakıştırıyorsa güzel bir şey." ifadesini
kullanıyor.
0 Yorum
Yorum Yap