Yapı Sektörünün Haber Portalı

2006 Yılının Binaları

Business Week Dergisi’ne göre, Batı mimarisinde 2006 yılı boyunca, gerek evlerde gerekse gökdelenlerde öne çıkan trend “çevreyle uyumlu tasarım” oldu

2006 Yılının Binaları
Batı mimarisi yüzyıllar içinde gotik, beaux arts, küresel tarz gibi birçok hareketin etkisinde kaldı. Geçen yüzyılda ise tasarım ve inşadaki yeni araçlar köşesiz ve eğri yapıların oluşturulmasına olanak tanıyarak “blobizm” adı verilen akımın başlamasını sağladı. Bununla birlikte, 2006 yılında tasarlanan binalarda kendini en çok hissettiren kavram “sürdürülebilir tasarım” oldu.

Yenilik döngüsü
Tasarımların birçoğunun ne rahat ne de hoş olduğunu söylemek mümkün. Yapıların mimarisini tanımlamada kullanılan kriter ise daha ziyade enerji kullanımı olmaya başladı.

Günümüzde “yeşil” tasarımlar hem daha çekici hem de daha ekonomik. Bu binaların bir örneği Norman Foster&Partners tarafından tasarlanan Hearst Building. Binada, aynı boyutlardaki başka yapılarda kullanılandan %20 daha az ve %90’dan fazlası geri dönüştürülmüş malzemeler içeren çelik kullanılmış. Binanın çatısında toplanan yağmur suları ise binanın hem içindeki hem de çevresindeki ağaç ve bitkileri sulamak için kullanılıyor.

Nefes alan binalar
Thom Mayne’s tarafından San Francisco’da tasarlanan Federal Bina’da klima yerine nefes alan bir doku kullanılmış. Ove Arup mühendisleri ile geliştirilen ve bilgisayarla kontrol edilen doku doğal bir havalandırma sağlarken, metal gölgeliklerle binaya giren güneş ışığı kontrol ediliyor.

2006 yılının harikaları olarak adlandırabilecek diğer binalar ise, Londra’da bulunan ve dünyanın en büyük futbol stadyumu olan Wembley Stadyumu ile Şangay ile Yangşan’ı birleştiren ve dünyanın en uzun köprüsü olan Donghai Köprüsü.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.