Açılış ve Juhani Pallasmaa’nın Sunuşu
Konferansın ilk günü açılış konuşmaları ile başladı. Programda açılış konuşmalarını yapmak üzere Ayla Atasoy, Belkıs Uluoğlu ve Halit Refiğ yer alıyordu. Daha sonra ana konuşmacılardan Juhani Pallasmaa “Existential Space in Architecture and Cinema” (Mimarlık ve Sinemada Varoluşsal Mekan) başlıklı sunuşunu yaptı. Konusunu birbirini takip edip tamamlayan sağlam bir kurgu içindeki birçok alt başlıkla sundu. Alfred Hitchock, Andreij Tarkowsky gibi büyük ustaların işlerinden seçtiği parçaları, destekleyici örneklerden çok bir sunuş tekniği olarak kullandı ve dinleyicileri anlattığı mekanların içinde dolaştırdı. Yaptığı alıntılar içinde bir filmin değerinin bizim önümüze koyduğu imajlarda değil o imajların ruhumuza ulaştırdığı hislerde olduğunu söyleyen Pallasmaa, Gaston Bachalard gibi düşünürlerin mekan kavramı ile ilgili söylemlerine ve duyguların mantığı ile ilgili görüşlerin sinemada nasıl kullanıldığına yönelik örneklere de yer verdi. Sunduğu parçalarda bu söylemlerin etkin kullanımını katılımcılara deneyimleterek gösterdi. Tarkowsky filmlerindeki zarar görmüş, kabarmış duvarlar, su geçiren çatılar gibi hislerin yüklendiği mimarlığın aşınmışlığını, duyguların ancak indirgenerek yansıtıldığını gördüğü günümüz mimarlığından örneklerle birlikte sunarak bu konuda bir yaklaşım olanağı sundu. Sinemadan sunduğu örnekleri ayrıca güzel sanatlarla bağlantıları yönünden de irdeledi. Juhani Pallasmaa’nın konferansa böyle bir sunuşla katılımı hepimiz için büyük bir şanstı. Sunuşun yapıldığı salonun ancak yarı yarıya dolu olması oldukça dikkat çekiciydi. Belki duyurunun eksikliğinden belki de ilgisizlikten kaynaklanan katılım azlığının aslında konuyla ilgisi olan herkes için büyük kayıp olduğunu belirtmek gerekiyor.
Juhani Pallasmaa- Kısa Özgeçmiş:
1936’da Hämeenlinna’da doğdu. SAFA Mimarı, Mimarlık Profesörü, Teknoloji Üniversitesi, Helsinki, Finlandiya. Pallasmaa; mimarlık, ürün tasarımı, grafik tasarım ve şehir planlaması dallarıyla 1963’ten beri haşır neşir. Helsinki’de yaklaşık otuz kişinin çalıştığı bir mimarlık ofisini işletiyor. Yaptığı işler ve ünvanları: Resmi olarak Devlet Sanat Profesörü (83-88); Finlandiya Mimarlık Müzesi Müdürü (78- 83); Haile Selassie I University, Addis Abeba’da docent profesör (72-74); Finlandiya Mimarlık Müzesi Sergi Departmanı Müdürü (68-72, 74-83); El Sanatları ve Tasarım Koleji’nin Rektörü (70-72).
Finlandiya mimarlığı, planlama ve görsel sanatlarla ilgili otuzdan fazla yabancı ülkede yapılmış serginin tasarımcısıdır. Kültürel felsefe, çevre psikolojisi ve çeşitli ülkelerde mimarlık ve sanat kuramı üzerine sayısız makale ve seminere sahiptir. Birçok kitabın ve otuzdan fazla sergi kataloğunun editörü. American Institute of Architects’in onursal üyesi (Honorary Fellow), CICA International Committee of Architectural Critics üyesi, International Academy of Architecture üyesidir.
François Penz’in Sunuşu
Öğlen verilen aradan sonra ikinci ana konuşmacı François Penz’in “What Can We Learn From the Collaboration Between Pierre Chenal and Le Corbusier on Architectures d’Aujourd’hui (1930-31)” (Architectures d’Aujourd’hui (1930-31)’deki Pierre Chenal ve Le Corbusier İşbirliğinden Ne Öğrenebiliriz) başlıklı sunuşu yer aldı. François Penz Cambridge Üniversitesi Moving Image Studio (CUMIS)’nun kurucu müdürü. Penz sunuşuna pratiğe dayalı bir araştırma ortamı olan CUMIS’i tanıtarak başladı. Öncelikle ‘tarihi olandan dijitale geçiş’ başlığı içinde 1930’lara ait çekimler üzerine kendisi ve CUMIS öğrencileri tarafından yapılmış çalışmalardan örnekler göstererek izleyicileri konusuna hazırladı. Eski ve yeni çalışmaları aynı anda göstererek aradaki ilişkileri takip olanağı sundu. Günümüzde mimarların hareketli imaj çalışmalarına pek de fazla yönelmediğinden, sadece basit belgesel çekimlerinin yapıldığından bahsederek bu gibi çalışmaların çarpıcı örneklerini sundu. Konuşmasının ana konusuna başlarken Pierre Chenal’i tanıttı ve Le Corbusier ile ilişkisinin başlangıcından bahsetti. Daha sonra da birlikte yaptıkları dört parçadan oluşan bir film olan Architectures d’Aujourd’hui’den birçok farklı yönü ile bahsetmeye başladı. Architectures d’Aujourd’hui’yi ilk önce dört ana parçasını açarak daha sonra da bu parçalar içinde yer alan Villa Savoye örneği ve bu konuda yapılmış bir çalışmayı ele alarak işledi. Açıklamalarının sonunda ‘öykü ile ifade edilen mekan’ diye tanımladığı asıl olarak mekanı ön plana çıkaran filmlerden ‘mekan ile ifade edilen öykü’ diye tanımladığı öyküyü ön planda tutan filmlere doğru giden, her aşamasında farklı filmlerden örnekler olan bir çizelge sundu. Yeterince eğilinilmeyen ve fazla bilinmeyen bu teknikler konusunda Penz’in sunumu farklı yaklaşımları tanıttı. Sunuşta yer alan Chenal ve Corbusier arasındaki işbiriliğinin film tarihinde eşsiz bir yeri olduğu belirtildi. Ancak katılımın yine beklenenin oldukça altında olduğu dikkat çekti.
François Penz- Kısa Özgeçmiş:
François Penz bir mimar ve Cambridge University Moving Image Studio (CUMIS)’nun kurucu Müdürü. Cambridge Universitesi, Mimarlık Fakültesi’nde Dijital Stüdyoların ‘Mimarlık ve Hareketli İmaj’ bölümünde mobil bir ders yürütüyor. 'Cinema & Architecture' ( BFI ,1997), ‘Architectures of Illusion’ (Intellect, 2003) ve CITY gazetesinde ‘Screen Cities’ (Vol 7, No 3, 2003)’in editörlüğünü paylaştı. Ana araştırma konusu Sinema ve Mimarlık arasındaki ilişkinin tarihi ve bu arka plan bilgisinin Mimarlıkta dijital hareketli imaj kullanımı konusundaki güncel tartışmalar üzerindeki etkileridir. Darwin Koleji’nin destekleyicisi ve Screen Space firmasının kurucu müdürüdür.
1. ve 2. Seans Programı
François Penz’in yaptığı sunuşu farklı konuşmacıların yer aldığı konferans “seans”larından ilki takip etti. Birinci seans Juhani Pallasmaa’nın kendisi tarafından yürütüldü. İlk seansın programında şu sunuşlar yer aldı:
“The Uncanny Home in the Cinema of Jan Svankmajer” Işıl Baysan, Yeditepe Üniversitesi
“The Deceptive Design of Hong-Sang-soo’s Virgin Stripped Bare by Her Bachelors” Marshall Deutelbaum, Purdue Üniversitesi
“The Interaction of Feminine Characters and Places in Agnes Varda’s Cleo from 5 to 7 and Vagabond: Images of Women Transformed by Spatial Experiences” Gül Kale, İstanbul Teknik Üniversitesi
Sunuş konuları izleyicilerin oldukça ilgisini çekmekle beraber konuşmacıların kendilerine verilen süreye sadık kalmamaları programda aksamalara neden oldu.
Kısa bir aradan sonra program
“Form as a Visual Event in Design and Cinema” Fatoş Adiloğlu, İstanbul Kültür Üniversitesi
“When Film Follows ‘Form’: Film as Composition” Tuğyan Aytaç Dural, Orta Doğu Teknik Üniversitesi
“Form Follows Media: What is the Matrix as Film, Animation, Game and Comics?” Gül Kaçmaz-Erk, Delft University of Technology
başlıklı konuları içeren ikinci “seans” ile devam etti.
Programda daha sonra konferansın açılış kokteyli yer alıyordu.
Konferansın ilk günü açılış konuşmaları ile başladı. Programda açılış konuşmalarını yapmak üzere Ayla Atasoy, Belkıs Uluoğlu ve Halit Refiğ yer alıyordu. Daha sonra ana konuşmacılardan Juhani Pallasmaa “Existential Space in Architecture and Cinema” (Mimarlık ve Sinemada Varoluşsal Mekan) başlıklı sunuşunu yaptı. Konusunu birbirini takip edip tamamlayan sağlam bir kurgu içindeki birçok alt başlıkla sundu. Alfred Hitchock, Andreij Tarkowsky gibi büyük ustaların işlerinden seçtiği parçaları, destekleyici örneklerden çok bir sunuş tekniği olarak kullandı ve dinleyicileri anlattığı mekanların içinde dolaştırdı. Yaptığı alıntılar içinde bir filmin değerinin bizim önümüze koyduğu imajlarda değil o imajların ruhumuza ulaştırdığı hislerde olduğunu söyleyen Pallasmaa, Gaston Bachalard gibi düşünürlerin mekan kavramı ile ilgili söylemlerine ve duyguların mantığı ile ilgili görüşlerin sinemada nasıl kullanıldığına yönelik örneklere de yer verdi. Sunduğu parçalarda bu söylemlerin etkin kullanımını katılımcılara deneyimleterek gösterdi. Tarkowsky filmlerindeki zarar görmüş, kabarmış duvarlar, su geçiren çatılar gibi hislerin yüklendiği mimarlığın aşınmışlığını, duyguların ancak indirgenerek yansıtıldığını gördüğü günümüz mimarlığından örneklerle birlikte sunarak bu konuda bir yaklaşım olanağı sundu. Sinemadan sunduğu örnekleri ayrıca güzel sanatlarla bağlantıları yönünden de irdeledi. Juhani Pallasmaa’nın konferansa böyle bir sunuşla katılımı hepimiz için büyük bir şanstı. Sunuşun yapıldığı salonun ancak yarı yarıya dolu olması oldukça dikkat çekiciydi. Belki duyurunun eksikliğinden belki de ilgisizlikten kaynaklanan katılım azlığının aslında konuyla ilgisi olan herkes için büyük kayıp olduğunu belirtmek gerekiyor.
Juhani Pallasmaa- Kısa Özgeçmiş:
1936’da Hämeenlinna’da doğdu. SAFA Mimarı, Mimarlık Profesörü, Teknoloji Üniversitesi, Helsinki, Finlandiya. Pallasmaa; mimarlık, ürün tasarımı, grafik tasarım ve şehir planlaması dallarıyla 1963’ten beri haşır neşir. Helsinki’de yaklaşık otuz kişinin çalıştığı bir mimarlık ofisini işletiyor. Yaptığı işler ve ünvanları: Resmi olarak Devlet Sanat Profesörü (83-88); Finlandiya Mimarlık Müzesi Müdürü (78- 83); Haile Selassie I University, Addis Abeba’da docent profesör (72-74); Finlandiya Mimarlık Müzesi Sergi Departmanı Müdürü (68-72, 74-83); El Sanatları ve Tasarım Koleji’nin Rektörü (70-72).
Finlandiya mimarlığı, planlama ve görsel sanatlarla ilgili otuzdan fazla yabancı ülkede yapılmış serginin tasarımcısıdır. Kültürel felsefe, çevre psikolojisi ve çeşitli ülkelerde mimarlık ve sanat kuramı üzerine sayısız makale ve seminere sahiptir. Birçok kitabın ve otuzdan fazla sergi kataloğunun editörü. American Institute of Architects’in onursal üyesi (Honorary Fellow), CICA International Committee of Architectural Critics üyesi, International Academy of Architecture üyesidir.
François Penz’in Sunuşu
Öğlen verilen aradan sonra ikinci ana konuşmacı François Penz’in “What Can We Learn From the Collaboration Between Pierre Chenal and Le Corbusier on Architectures d’Aujourd’hui (1930-31)” (Architectures d’Aujourd’hui (1930-31)’deki Pierre Chenal ve Le Corbusier İşbirliğinden Ne Öğrenebiliriz) başlıklı sunuşu yer aldı. François Penz Cambridge Üniversitesi Moving Image Studio (CUMIS)’nun kurucu müdürü. Penz sunuşuna pratiğe dayalı bir araştırma ortamı olan CUMIS’i tanıtarak başladı. Öncelikle ‘tarihi olandan dijitale geçiş’ başlığı içinde 1930’lara ait çekimler üzerine kendisi ve CUMIS öğrencileri tarafından yapılmış çalışmalardan örnekler göstererek izleyicileri konusuna hazırladı. Eski ve yeni çalışmaları aynı anda göstererek aradaki ilişkileri takip olanağı sundu. Günümüzde mimarların hareketli imaj çalışmalarına pek de fazla yönelmediğinden, sadece basit belgesel çekimlerinin yapıldığından bahsederek bu gibi çalışmaların çarpıcı örneklerini sundu. Konuşmasının ana konusuna başlarken Pierre Chenal’i tanıttı ve Le Corbusier ile ilişkisinin başlangıcından bahsetti. Daha sonra da birlikte yaptıkları dört parçadan oluşan bir film olan Architectures d’Aujourd’hui’den birçok farklı yönü ile bahsetmeye başladı. Architectures d’Aujourd’hui’yi ilk önce dört ana parçasını açarak daha sonra da bu parçalar içinde yer alan Villa Savoye örneği ve bu konuda yapılmış bir çalışmayı ele alarak işledi. Açıklamalarının sonunda ‘öykü ile ifade edilen mekan’ diye tanımladığı asıl olarak mekanı ön plana çıkaran filmlerden ‘mekan ile ifade edilen öykü’ diye tanımladığı öyküyü ön planda tutan filmlere doğru giden, her aşamasında farklı filmlerden örnekler olan bir çizelge sundu. Yeterince eğilinilmeyen ve fazla bilinmeyen bu teknikler konusunda Penz’in sunumu farklı yaklaşımları tanıttı. Sunuşta yer alan Chenal ve Corbusier arasındaki işbiriliğinin film tarihinde eşsiz bir yeri olduğu belirtildi. Ancak katılımın yine beklenenin oldukça altında olduğu dikkat çekti.
François Penz- Kısa Özgeçmiş:
François Penz bir mimar ve Cambridge University Moving Image Studio (CUMIS)’nun kurucu Müdürü. Cambridge Universitesi, Mimarlık Fakültesi’nde Dijital Stüdyoların ‘Mimarlık ve Hareketli İmaj’ bölümünde mobil bir ders yürütüyor. 'Cinema & Architecture' ( BFI ,1997), ‘Architectures of Illusion’ (Intellect, 2003) ve CITY gazetesinde ‘Screen Cities’ (Vol 7, No 3, 2003)’in editörlüğünü paylaştı. Ana araştırma konusu Sinema ve Mimarlık arasındaki ilişkinin tarihi ve bu arka plan bilgisinin Mimarlıkta dijital hareketli imaj kullanımı konusundaki güncel tartışmalar üzerindeki etkileridir. Darwin Koleji’nin destekleyicisi ve Screen Space firmasının kurucu müdürüdür.
1. ve 2. Seans Programı
François Penz’in yaptığı sunuşu farklı konuşmacıların yer aldığı konferans “seans”larından ilki takip etti. Birinci seans Juhani Pallasmaa’nın kendisi tarafından yürütüldü. İlk seansın programında şu sunuşlar yer aldı:
“The Uncanny Home in the Cinema of Jan Svankmajer” Işıl Baysan, Yeditepe Üniversitesi
“The Deceptive Design of Hong-Sang-soo’s Virgin Stripped Bare by Her Bachelors” Marshall Deutelbaum, Purdue Üniversitesi
“The Interaction of Feminine Characters and Places in Agnes Varda’s Cleo from 5 to 7 and Vagabond: Images of Women Transformed by Spatial Experiences” Gül Kale, İstanbul Teknik Üniversitesi
Sunuş konuları izleyicilerin oldukça ilgisini çekmekle beraber konuşmacıların kendilerine verilen süreye sadık kalmamaları programda aksamalara neden oldu.
Kısa bir aradan sonra program
“Form as a Visual Event in Design and Cinema” Fatoş Adiloğlu, İstanbul Kültür Üniversitesi
“When Film Follows ‘Form’: Film as Composition” Tuğyan Aytaç Dural, Orta Doğu Teknik Üniversitesi
“Form Follows Media: What is the Matrix as Film, Animation, Game and Comics?” Gül Kaçmaz-Erk, Delft University of Technology
başlıklı konuları içeren ikinci “seans” ile devam etti.
Programda daha sonra konferansın açılış kokteyli yer alıyordu.
Konu Başlıkları Burada Görünecek

0 Yorum
Yorum Yap