Uluslararası Venedik Mimarlık Bienali, 14
Eylül 2008 tarihinde resmi olarak kapılarını açtı. 23 Kasım’a kadar
izlenebilecek olan Bienal, bu yıl “Out There- Architecture Beyond Building”
teması altında gerçekleşiyor. Organizasyonun ana mekanı olan Bienal bahçesi ve
Arsenale dışında kentin dört bir yanına yayılan paralel sergi ve etkinlikler de
oldukça dikkat çekici.
Aaron Betsky küratörlüğünde, bina inşa etmenin ötesindeki
mimarlığın arayışında olan Bienal, bu yıl ünlü isimlerle deneysel mimarlık
çalışmaları yapan isimleri yan yana getirmeyi başarmış. Altı yıl boyunca
Hollanda Mimarlık Enstitüsü’nü (NAI), geçen yıldan bu yana ise Cincinati Sanat
Müzesi’ni başarıyla yöneten Aaron Betsky’nin davet ettiği mimarlar yapılarla
değil, soru sordurmayı amaçlayan yerleştirmelerle ana sergiye katkıda
bulundular. Betsky’e göre açıkça ortaya konulması gereken “mimarlığın yalnızca
yapıdan ibaret olmadığıydı”. Bienalin Arsenal ve Bienal bahçesindeki İtalyan
Pavyonu’ndaki sergilerinde mimarlıkta deneyselliğin ön plana çıkarılması
amaçlanmış. Ziyaretçiler Arsenale’de, içlerinde Atelier Bow Wow, Coop
Himme(l)blau, Diller Scofidio+Renfro, Zaha Hadid, Gehry Partners gibi dünyaca
ünlü isimlerin de olduğu 23 adet yerleştirme, İtalyan pavyonu’nda ise 55 adet
uluslararası deneysel çalışma izleyecekler. Bienal bahçesindeki ülke katılımları
ise Arjantin, Ermenistan, Avustralya, Avusturya, Belçika, Brezilya, Bulgaristan,
Kanada, Şili, Çin Halk Cumhuriyeti, Hırvatistan, Güney Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti
ve Slovakya, Danimarka, Mısır, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Almanya,
Lüksemburg, Büyük Britanya, Yunanistan, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Kore,
Litvanya, Makedonya, Meksika, Karadağ, Norveç, Hollanda, Polonya, Portekiz,
Romanya, Rusya, San Marino, Sırbistan, Singapur, Slovenya, Güney Afrika,
İspanya, İsviçre, Macaristan, Ukrayna, Amerika Birleşik Devletleri, Uruguay,
Venezuela ve Latin Amerikan Enstitüsü’nün pavyonlarından oluşuyor.
Venedik Mimarlık Bienali kapsamında geleneksel olarak düzenlenen
açılış töreni ise 13 Eylül 2008 tarihinde Arsenal’de düzenlendi. Yaşam boyu
başarı için verilen Altın Aslan Ödülü’nün sahibi Frank O. Gehry olurken,
Mimarlık tarihi alanında verilen özel Altın Aslan Ödülü James S. Ackerman’ın
oldu.
Bienal kapsamında ayrıca Jeffrey Kipnis (ABD), Paola Antonelli
(İtalya), Max Hollein (Avusturya), Farshid Moussavi (Iran), Luigi Prestinenza
Puglisi (İtalya) jüri üyeliğinde En İyi Ulusal Katılım için Altın Aslan
Polonya’ya, Uluslararası Sergide En İyi Yerleştirme için Altın Aslan Greg Lynn’e
verildi. Uluslararası sergideki En İyi Gelecek Vadeden Genç Mimar için Gümüş Ayı
ise Şilili Elemental grubunun oldu. Grup, İtalyan Pavyonu’nda, Deneysel Mimarlık
bölümünde işlerini sergiliyor.
11. Uluslararası Venedik Mimarlık Bienaline paralel olarak,
Garanti Galeri’deki Marcus Novak’ın Turbulent Topologies (Türbülanslı
Topolojiler) adlı sergisi 12 Eylül 2008 Cuma akşamı açıldı. Garanti Galeri ve
Fondazione Bevilacqua La Masa tarafından gerçekleştirilen ve ilk olarak Haziran
ayında izleyicinin karşısına çıkan sergi, bu kez Fondazione Bevilacqua'nın
Palazzetto Tito mekanına taşındı. Sergi 16 Kasım’a dek izlenebilecek.
Son derece geniş bir alana işaret eden “mimarlığın ötesi”
temasının altının ne kadar doldurulduğu tartışmalı ancak bu çapta düzenlenen bir
mimarlık etkinliğinin uluslararası mimarlık camiasını başarı ile buluşturduğu
söylenebilir. Yalnızca Arsenale ve Bienal bahçesindeki sergilerin değil paralel
olarak düzenlenen sergi, söyleşi ve konferansların ziyaretçileri memnun edeceği
bir gerçek. Kasım ayının sonuna dek bienali ziyaret etmek isteyenlere önerimiz
önceden ana mekanlar dışındaki gezi rotasını detaylı çizip öyle Venedik’e
gitmeleri. Zira bir yerden diğerine yalnızca yürüyerek ya da vaporetto ile
gitmek zorunda kalacak ziyaretçilerin kuş uçuşu mümkün görünen planlarını
gerçekleştirmekte zorlanabilirler. Ayrıca soğuk ve yağışlı olması kuvvetle
muhtemel olan Venedik havasına da hazırlıklı yakalanmak gerekecek.
www.labienale.org
yeterince açıklayıcı, bilgilendirici yazıdır. Teşekkürler. Bu tip uluslararası organizasyonlar hakkında bilgilendirilmemiz daha da güzel tabi. IMO kanalıyla olduğunda davetiye temin edilerek daha rahat ve gidiş daha resmi olduğundan sorunsuz bir ziyaret olacağı muhakkaktır. Bu konu hk. bilgi eksik diye düşünüyorum.. saygılar.