- yapi.com.tr
- 26.07.2005
- GÜNDEM
- 2 okunma
10 Bin Mark ile Başlayıp, 2 Milyar Dolara Ulaşan Başarı - İstanbul'un Göbeğinde Dev Projeler
10 Bin Mark ile Başlayıp, 2 Milyar Dolara Ulaşan Başarı - İstanbul'un Göbeğinde Dev Projeler
İnşaat sektörünün son yıllarda kazandığı ivme konut yapımında kendini iyiden iyiye gösteriyor. Gelen taleplerin artması, müteahhitleri de harekete geçiriyor. Birbiri ardına yapılan yeni konut projeleri, uygun ödeme şartları ile birleşince vatandaş ev almak için yoğun talepte bulunuyor. Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, inşaat işini temelinden biliyor. 14 yaşından beri inşaatın her aşamasında çalıştı. Turanlı işine aşık bir işadamı. Projeler hazırlanırken, mimarlarla oturup projenin bütün detaylarını tartışıyor. Maslak'da yapılacak Masshattan Projesi için 22, Acıbadem'de yapılacak konutlar için 14 proje hazırlatmış ve karanını ondan sonra vermiş. Detayları mümkün olduğunca atlamamaya özen gösteriyor. Taşyapı'nın en büyük özelliği ise yaptığı işi ya öz sermayesi ile yapıyor. Ya da yanına ortak alıyor. Bankalardan kullanılan kredilerle yatırım yapılmıyor. Müşterilerden alınan vadeli satışları da sermaye kabul etmiyor. 30 yılını inşaat sektöründe geçiren Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı ile yatırımlarını ve projelerini konuştuk.
. İnşaat sektörü ile ilk tanışmanız nasıl oldu?
1976 yılında Rize'nin İkizdere ilçesinden İstanbul'a geldik. İkizdere'den tanıdığımız bir arkadaşın inşaatında bir yıl gibi bir süre çalıştım. 14 yaşındaydım. O yaşlarda bile içimde ticaretle uğraşma, başarılı olmak isteği ve azmi vardı. Gece yattığımda sabahlara kadar düşünür, planlar yapardım. Fabrikalar kurup, halı mağazaları açardım. Oteller yapardım. Sabah kalkıp işe gider 40 lira yevmiyeye çalışırdım. O tarihte bunların hepsi hayaldi. Babam 19 senedir Almanya'da işçi olarak çalışıyordu. Sene 1979. O zaman Almanya'dan bedelsiz ithalat yapılıyordu. Babam bir arkadaşına o tarihlerde, bize verilmek üzere on bin mark vermiş. Ben de o sırada babam ve eniştemin yaptığı ortak inşaatta çalışıyorum. Babamın bana söylediği adrese, gönderdiği parayı almaya gittim. Veysel Dursun Bey'e ulaşmam çok zor oldu ama sonunda kendisini görmeyi başardım. Bana yarın gel beş bin mark vereyim. Kalanını sonra vereyim dedi. Ben de "Olmaz babam bana on bin mark alacaksın dedi" dedim. Ertesi gün on bin markı aldım ve enişteme götürdüm. Bir gün sonra da Veysel Bey beni yanına çağırdı. Kendisi ile çalışmamı önerdi ve babamın da onay verdiğini söyledi.
Dış ticaret yapıyordu. İnşaat işini iyi bildiğimden bana çimento alıp satmak için ortaklık teklif etti. Ben de çimento alıp sattım.
Kazandığım parayı benimle paylaştı. Bana bir fabrika inşaatının yapımını verdiler. Bitirdim. Sonra elektrikli ev aletlerinin imalatı, alıp satımı işine bir arkadaşımla ortak olarak başladık. O vesile ile Tahtakale'ye girdim. Ticaretin asıl merkezine geldim.
Söz, ölene kadar senettir
. Tahtakale'de çalışmak iş hayatınızı nasıl etkiledi? Kazanımlarınız oldu mu?
İstanbul'a ilk geldiğimde yanında çalıştığım ve inşaat müteahhitliği yapan arkadaşım paraya sıkışmış. Benden yardım istedi. Bizim Tahtakale'de işlerimiz iyice oturdu. Tahtakale bize güvendi. Bu sayede büyüdük. Benim imkanım var. Üstelik inşaat iyi bildiğim bir iş. Ben de arkadaşıma destek oldum. O arada arkadaşım işini bitirdi ve paramızı geri verdi. Ben de arkadaşıma "sen ne yap yap arazi bul. Bizim imkanımız var. Çevremiz de var. Tahtakale'de büyük bir kredimiz var. Esnafın güveni sonsuz. İnşaat işi yapalım" dedim.
Düşünün 16-17 yaşındayım. Tahtakale'de iyi bir isim yaptık. Arkadaşlarımızla birlikte ortak bir şirket kurduk. Yardım ettiğim arkadaşımız da arsa buluyor ve kefil oluyordu. Biz 1983 yılında 16 dairelik ilk inşaatımızı yaptık. Daireleri beş ay gibi kısa zamanda bitirdik ve sattık. Üstelik Tahtakale'deki arkadaşlara daha topraktan satışını yaptık. Sonra ikinci inşaat ve ardından 1983 ile 1987 dönemi 35 tane şantiyeye çıktık. 1986'da 250 bin metrekarelik bir sanayi sitesi inşaatını aldık. 200 tane bahçeli ev yaptık. Bunların hepsini topraktan sattık. 35 şantiyede betonarmesi bitip de sattığım tek bir tane inşaat yoktu. Alanların yüzde doksanı Tahtakale, Mahmutpaşa ve Perşembe Pazarı'ndaki esnaf arkadaşlarımdı. Elindeki altı-yedi ay vadeli çekleri, senetleri aldım. Onlara daire dükkan verdim. 1983 yılında elektrikli ev aletlerinden çekilip, tamamen inşaat sektöründe yoğunlaştım.
. Tahtakale, Mahmutpaşa ve Perşembe Pazarı... Ticaretin merkezi size güvenmiş. Peki, ailenizin desteği oldu mu?
Bu senet ve çekleri bankalara götürdüğümüzde, bankaların bize yaklaşımları da değişti. Çünkü bunların hepsi müşteri senetleriydi. Bankalar bize kredi vermek için yarışa girdiler. Onlar da müşteri portföylerini genişletiyordu. İşadamı ve finans çevresi böylece gelişti. Babamdan da müthiş bir itibar kaldı. Okumamı çok istedi ama bana büyük bir miras bıraktı. Babamın en büyük mirası bana bıraktığı itibarlı ismi oldu. Bu benim için önemli bir referanstı. Dedesinden babasından aldığı itibarı ve maden ocağında alın teri ile kazandığı parayı da bize sermaye yaptı. Babamın verdiği on bin mark bize harç oldu. Söz ölene kadar senettir. Sözüne güvenilmeyen kişinin ne çekine ne de senedine güvenilmez. İlk aldığımız yer 16 daireydi. Param ancak ona yetiyordu. Aldığımızı temelden satınca, kendi paramız, karımız ve inşaatın bitimine kadar olan para da cebimizde kaldı. İşte bu bizi tetikledi. Bu 1987'ye kadar böyle devam etti.
Başarıya aşık olmak lazım
. Peki, başarılı olmak için neler gerekli?
Birincisi içinizde başarı azmi olacak. Başarıya aşık olacaksınız. İşinizi en iyi şekilde yapacaksınız. İkincisi fırsat olmalı. Fırsat olmadan azimli olmanız yetmez. Fırsat var, fırsatı kullanma imkanı kendi kafanda olmalı. Etrafında destek alabileceğin insanlar varken bunu değerlendiremezseniz fırsatı kaçırırsınız. On bin markı almaya gittiğimde dik durmasaydım Veysel Dursun ile tanışamayacaktım ve bunların hiçbiri olamayacaktı. Başarı için fırsat olacak, ufuk olacak, azim olacak ve zaman ve zemin uygun olacak.
İstanbul'daki tüccardan toplamış olduğumuz malı Anadolu'daki esnafa satmak ve kâr elde etmek için Tahtakale'ye gittik. Sonra fırsat doğru, inşaat işi ile uğraşan arkadaşımız kaynak sıkıntısı yaşadı. Bizden destek istiyor. Bu parayı kendisine verdik. Bu arada zaman ve zemin inşaata uygun. 1983'te tek başına iktidar var. Konut piyasası açılmış. Vatandaş daire istiyor. Talep var. Bütün unsurlar bizim büyümemizde etkili oldu.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap