Oyuncak deyip geçmeyin. Dünyanın dününün ve geleceğinin ayak izlerini görmek
için, çocukların oynadığı oyuncaklara bakın yeter.
Hafta sonu İzmir'de şair Sunay Akın'ın
katkılarıyla yenilenen Konak Belediyesi Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak
Müzesi'nin açılışındaydık. 20 yıllık gazeteci arkadaşım Hakan
Tartan'ın Konak Belediye Başkanı olduktan sonra gerçekleştirdiği en
anlamlı projelerden biri olan müzede, Sunay Akın'la yaptığımız kısa yolculuk,
yukarıdaki iddialı cümleyi kurmama neden oldu.
Sunay Akın'ı tanıyorsunuz. İstanbul'da babadan kalma köşkünde 2005'te açtığı
Oyuncak Müzesi ile Türkiye'de tematik müzeciliğin öncülerinden
biri oldu. Akın anlattı, biz heyecanla dinledik.
Müzede yüz yıllık porselen bebekler, bebek evleri, çiftlikler, oyuncak
marketler, eczaneler, kurşun askerler, uzay araçlarından oluşan bin oyuncak yer
alıyor. Tarihi 1860'lara kadar uzanan oyuncaklar, yapıldıkları dönemin tüm
karakteristik özelliklerini yansıtıyor.
Örneğin, farklı cinsiyetten çocuklara gelecekte biçilen rolleri: Kızlara;
annelik ve ev işleri, hemşirelik v.b. işler, oğlanlara doktorluk, polislik,
askerlik gibi. Yani oyuncaklar her zaman çocukları gelecekteki toplumsal
rollerine hazırlamanın bir aracı oluyor.
Bu arada öğreniyoruz ki antikada en pahalı nesneler oyuncaklarmış. Çünkü
oyuncakların düzgün formda yıllarca, bozulmadan geleceğe kalması, diğer
nesnelere göre daha zormuş. Resim olsa as duvara koru. Oyuncak dediğin
çocukluğun hoyrat dönemlerinin ana meşgale aracı... Çin
açık ara lider oldu
Sunay Akın, sadece oyuncakları anlatmıyor. Aynı zamanda bir ekonomi tarihi
dinliyoruz. Oyuncak üretiminde hep dünyanın öncü ekonomileri çıkıyor karşımıza.
Başlangıçta Almanya ve ABD gibi. Oyuncak endüstrisi Almanya'da başlıyor. İlk
fabrika 1890'da Almanya'da kuruluyor. Almanya liderliği İkinci Dünya Savaşı'na
kadar elinde tutuyor. 1950'lerden sonra Japonlar giriyor topa. O yıllarda "Japon
malı tapon malı" denilse de, endüstri öyle hızlı gelişiyor ki ışık saçan,
hareketli oyuncaklar, ilk robot, teknoloji çağının habercisi oluyor.
1980'ler ise oyuncakta Çin'in egemenliğinin ilk başladığı yıllar. Taklitle
başlasa da bugün oyuncak endüstirisinin tek galibi Çin. Sunay Akın, 20 yıl
önceki Çin oyuncaklarını gösteriyor ve bugün oyuncak sektöründe de bir numaranın
Çinliler olduğunu anlatıyor.
Bu arada müzeler konusunda ise Türkiye'den yakınıyor Akın, "Müze bir ülkenin
gelişmişlik düzeyini gösterir. AB'ye girmek istiyoruz. Bu ülkeler önce zengin
olup sonra müze kurmadılar. 400 yıl önce müzeleri vardı. Biz de bu yoldan
gitmeliyiz" diyor.
Türkiye'de hiç özgün bir oyuncak üretilmemiş. Taklitten oluşan oyuncak
endüstrisi ise Çin'e yenik düşmüş. Aileler için oyuncağa verilen para gereksiz
görülüyor.
Neden gelişemediğimiz belli değil mi?
|